DİMES

Sonbaharda Karadeniz'i Keşfe Başla

Sonbaharda Karadeniz'i Keşfe Başla
PAYLAŞ

Yağmuruyla renkleriyle sonbahar geldi. Bazılarımızın seyrine doyamadığı manzaraları camın arkasından dalgın dalgın izlediği, bazılarımızın sıcağın etkisiyle bunalmadan sokak sokak gezdiği, bazılarımızın ise farkına bile varmadığı güzelliklerle dolu aylar başladı. Bu güzel mevsimde Türkiye’nin yeşilleriyle ünlü coğrafyasını keşfe başlayalım dedik. Karadeniz’de yeşillerin yerini sarıların, turuncuların almasıyla tadına doyulmaz bir renk cümbüşü bizi bekliyor!

Karadeniz’de sonbahar başkadır. Şile ve Ağva’nın sakin sahillerinde nefes aldıkça mutlu eden havaya karışın, Kerpe’de doğal kaya oluşumlarının arasında gün batımına hayran kalın, Maşukiye’nin yeşillerden vazgeçişine tanık olun, vadilerde renklere doyun, Ayder Yaylası’nda, Palovit Şelalesi’nde, güzeller güzeli Uzungöl’de Karadeniz’i yeniden keşfedin. İşte sizin için hazırladığımız kısa keşif rotaları, keyifli okumalar :)

İstanbul’a Yakın Yerleri Keşfedelim yazımızı okumuş muydunuz? Ağva, Kandıra, Kilyos, Maşukiye gibi İstanbul’a yakın ama bir o kadar da uzak hissettiren harika yerlerden bahsetmiştik. Sonbahar gözüyle tekrar okuyup, deniz kıyısındaki sakinlikten çam ormanlarındaki ferahlığa, harika kısa rotalar oluşturun. Bizim önerimiz her birine birer Cumartesi-Pazar ayırarak koy koy, sokak sokak, mekan mekan keşfetmeniz.

Karadeniz deyince akla ilk gelen yerlerden biri olan Uzungöl’den başlamaya ne dersiniz? Trabzon’a keyifli bir yolculuk ile vardıktan sonra ilk durak Uzungöl olsun. Sislerin göl yüzeyine kadar indiği, yeşillerin koyulaştığı manzaralarda içiniz huzur dolacak. Ama Haldizen Vadisi’ne gidene kadar bekleyin. Uzungöl’ün varlığını sağlayan Haldizen Deresi, pek bilinmeyen bir isim olarak Karadeniz’in gizli cennetlerinden. Haldizen Vadisi ve 7 göller bölgesini keşfetmek için 2 ya da 3 gün ayırın. Gür ormanların içinde yürüdüğünüz yer ile gökyüzünün bağlantısını kesecek kadar gür ormanlarda dolaşın.

Ayder Yaylası sonbaharın hakkını veriyor. Görmekte fayda var :) Avusor Yaylası yoluna girdiğiniz andan itibaren Karadeniz’in güzellikleriyle sarıldığınızı hissedeceksiniz. Bu rotayı biraz daha zenginleştirmek için Fırtına Vadisi’ne ilerleyerek sonbaharın renk oluşumlarına hayran kalıp, Palovit Şelalesi’nde güzelliklere doyabilirsiniz.

Bizim kökümüz, doğum yerimiz olan Tokat’ın yeri ayrı. Dünya’nın en büyük mağaralarından biri olan Ballıca’yı görmek, tarihi hamamlarda mevsim geçişinin etkilerinden kurtulup gevşemek ve Tokat kebabını yerinde denemek için Tokat’a gitmeli. Ardından kendini doğaya koşulsuz olarak teslim etmek isteyenler için Amasya tarafına kısa bir gezi ile Boraboy Gölü’nde ormanın yansımasını sudan izlemek ve kısa bir doğa yürüyüşü yapmak önerimiz.

Son olarak bilinmeyen yerleri biraz keşfedelim diyoruz, ne dersiniz? Rize’deki Verçenik Dağı gibi. Kaçkar Dağları’ndan sonra bölgenin en yüksek ikinci zirvesi olan ve bazı buzul göllerinin güzellikleriyle maceraperestleri kendine çeken Verçenik, kolay bir rota değil bizden söylemesi.

Karadeniz’de ada turu yapmaya ne dersiniz? Söylerken bile ilginç geliyor değil mi? :) Türkiye’nin araştırdıkça, gezip gördükçe kendine hayran bırakan farklı ve keşfedilmemiş birçok yeri olduğunu zaten biliyoruz. Kefken Adası ve Giresun Adası da şaşırtan yerlerden. Mitolojik efsanelere konu olan Giresun Adası’nı bir değerlendirin deriz!

Karadeniz anlatmakla bitmez, sonbahar ise keşfetmekle! Kısa keşif rotalarımızı denemeye bir an önce başlayın, mevsim kısa keşfedilecek yer çok :)


<< GERİ
PAYLAŞ