DİMES

HAYATA BAŞKA BAK

Kendinizle Kalmanın Tadını Çıkartın

Kendinizle Kalmanın Tadını Çıkartın
PAYLAŞ

Sevgi paylaştıkça çoğalır ve hatıralarımızdaki o en güzel anlar hep sevdiklerimizle birlikte olanlardır. Ailemizle ya da arkadaşlarımızla beraber olduğumuz bazı günler öylesine güzeldir ki zamanını durdurmak ister, o anı uzun uzadıya ve doyasıya yaşamak isteriz. Peki ya kendimizle?

Bazı anlar sevdiklerimizle birlikteyken güzeldir diye düşünürüz ama o anın güzelliğini tek başımızayken de yaşayabileceğimizi es geçeriz. Oysa kendi kendimize de unutamayacağımız kadar güzel anlar biriktirebiliriz. Her gün yaptığımız rutin bir eyleme başka gözle bakarak o anı güzelleştirebilir, kendi başımıza kaldığımız anlarda da yalnızlığa başka bakabiliriz. Hani gündüzleri baktığımız deniz manzarası akşam gözümüze çok daha farklı gelir ya... Gündüz aydınlıkta fark edemediğimiz o deniz aşırı tepelerdeki ışıklar yanmaya başlayınca bambaşka, coşkulu ve büyüleyici bir manzarayla karşılaşırız. Yanıp sönen ışıklar bize göz kırpar sanki ve gecenin karanlığında bambaşka bir yere bakıyormuş gibi hissederiz. İşte öyle bir şeydir her gün doğan güneşi önceki günlerden daha güzel görebilmek.

Küçük anları büyük birer anılara dönüştürmek de her gün eve yürüdüğümüz yolda yeni detaylar yakalamak da bizim elimizde. Yeter ki hayattan zevk almayı bilelim. Kendi başımıza kaldığımızda da keyfimizi bir uçurtma misali gökyüzünde mutlu ve özgür bırakalım göğe uçsun diye.

Bir pazar sabahı ve şahane bir güne başlamak üzere olduğunuzu düşünün. Üşenmeyin, kendinize tadına doyum olmayan bir sofra hazırlayın. Misafiriniz geldiğinde ona nasıl bir sofra hazırlıyorsanız kendinize de aynı sofradan kurun. Kahvaltının yanına en sevdiğiniz şarkıyı açın ve o gün neler yapacağınıza karar verin ya da gazetenize göz gezdirin. 

Dinlenmek, kafanızı dağıtmak ya da yeni yerler keşfetmek için tatile çıkmak istiyorsunuz. Kendi kendinize tatil yapmanın ne kadar keyifli bir şey olduğunu fark edin. Nereye gitmek istediğinize karar verin, bavulunuzu hazırlayın ve yola çıkın. Gerçekten bu kadar basit! Bir şehri ya da ülkeyi tek başınıza fethetmeye, anı defterinize kendinizle baş başa yaşadığınız maceraları eklemeye hazır olun. Eşsiz bir tatil için kendinizden başka birine ihtiyacınız olduğu yanılgısına düşmeyin. Unutamayacağınız bir tatil olacak eminiz.

Hafta sonu geldi ve haftanın yorgunluğunu üzerinizden atmak istiyorsunuz. Öyleyse uzun uzun doğa yürüyüşlerine çıkın ya da bisiklete binin. Hiç geçmediğiniz sokaklardan gidin. Hava yağmurluysa mesela, şemsiyenizi yanınıza almayın. Çocukluğunuza dönün. Yağmur altında oynarken ıslandığınız ve mutlu olduğunuz o anları hatırlayın, yağmurlu günlere başka bakmaya başlayın.

Kendinize en güzel anılarınızla dolu bir fotoğraf albümü hazırlayın. Fotoğrafların dili yoktur ama siz onları dile getirebilirsiniz. O kareye geri dönmek için fotoğrafın çekildiği günün tarihini, saatini ve size ne hissettirdiğini yazın yanına. Her fotoğraf anısının bir hikayesi vardır ve siz onları da yazarak daha da unutulmaz yapın. Bir yaz gününde arkdaşlarınızla yaptığınız piknik, en unutamadığınız doğum gününüz, ya da çocukluğunuzun geçtiği sokak... Evde tek başınıza bu albümü hazırlarken çok keyif alacağınıza eminiz.


“İnsanın insana verdiği en değerli şeydir yalnızlık.” der Edip Cansever. Kendinizle kaldığınız günlerin de çok özel ve güzel olduğunu unutmayın!


<< GERİ
PAYLAŞ