DİMES

HAYATA BAŞKA BAK

Dans Edin ve...

Dans Edin ve...
PAYLAŞ

Hayatın Ritmini Yeniden Keşfedin

Çoğunlukla rutin bir yaşantının içerisinde sürükleniyor, bazen de kendimize zaman ayıramayacak kadar yoğun bir sürecin derin girdabına kapılıyoruz. Çoğu zaman küçük anların ruhumuza verdiği hazzı unutuyor, hayatın en güzel dakikalarını da eksik yaşıyoruz. Siz de mutluluğu ıskaladığınız anlarda ne yapacağınızı bilmiyorsanız, sizi hayatın ritmini yeniden keşfetmek için dansa davet ediyoruz!

Dans etmek mutluluğun bir parçası, en güzel duyguların karşılığıdır. İnsan kendini mutlu hissettiğinde dans eder ve dans ettiğinde de mutlu olur. Çünkü dans etmek olumlu düşünceleri beraberinde getirir, stresi azaltır ve ruhunuzu huzurla buluşturur.

Beden, beyin ve bilinç üçlüsünün harika bir bileşimi olarak düşünülebiliriz dans etmeyi. Dans ederken bu üçlü uyumun ritminde kayboluruz, mutluluğu o anın içerisine davet ederiz. Bazı araştırmalar sonucunda dans etmenin vücudu rahatlattığı, serotonin hormonunu arttırdığı, kasları kuvvetlendirdiği, sinir sistemine iyi geldiği sonuçlarına ulaşılmıştır. Dansın fiziksel faydalarının yanı sıra hafızayı güçlendirmesi, yaratıcılığa katkı sağlaması, özgüveni arttırması gibi pek çok da mental etkisi bulunmaktadır. Dans etmek hayatımızda böylesine etkili bir dışavurum iken neden şimdi hemen dans etmeye başlamıyoruz?

İşlerimden ya da ödevlerimden vakit bulamıyorum, evime yakın uygun bir dans kursu bulamadım gibi bahaneleri şimdi bu dakikada bir kenara bırakıyoruz ve hemen dansı hayatımızın ortasına yerleştiriyoruz. Dans etmek için ayrı ve özel bir vakit ayırmanıza gerek yok. Ruhunuzun derinlerinde gizli kalan o ezgiyi keşfetmeye ve günlük hayatınızda ona yer vermeye hazır olun yeter.

İşe veya okula giderken her sabah aynı şeyleri yaptığınızı ve bu rutin yaşantıdan bazen mutsuz olduğunuzu biliyoruz. Ama büyük sandığımız küçük sıkıntılardan şikayetçi olmaya son vermeli ve hayata karşı motivasyonumuzu dansla birleştirebileceğimizi fark etmeliyiz. Dans ederek hayatın ritmini yeniden keşfedebileceğimizi unutmamalıyız. 

Sabah uyandınız, bir o odaya koştur bir diğerine koştur, ne giyeceğini düşün, kahvaltıyı nerde yapsam derken hemen bir şarkı açın. Ruhunuza enerji katacak bir müzikle güne başlayın ve dans ederek hazırlanın. Sabahları telaş içerisinde hazırlanacağınıza pencerenizi açın, havaya bakın ve derince bir nefes alarak kendinize günaydın deyin. Hayatınızdaki en durağan notaları bile çok eğlenceli ve heyecan verici hale getirebileceğinizi unutmayın. Belki en sevdiğin şarkıyı alarm müziğin yaparak başlayabilirsin günlük rutinlerini sıra dışı kılmaya. Sokakta çok kısa bir mesafe yürüyecek olsanız bile kulaklığınızı takın ve etrafa farklı gözle bakarak yürümeye çalışın. Ya da kulaklığınızın olmasına gerek bile olmadığını hatırlayın. En sevdiğiniz şarkıyı ezbere bildiğinize eminiz. O şarkıyı mırıldanmaya, adımlarınızla dans ederek yürümeye başlayın ve her gün geçtiğiniz sokaklarda yeni bir şey keşfetmeye çalışın. Bir dükkanın önünden geçerken içeriden kulağınıza hoş bir melodi geldi ve içinizi kıpır kıpır ettiyse durmayın kendinizi ritme kaptırın. Estetik ve teknik dans etmeye ne gerek var, siz içinizden geldiği gibi dans edin. Dans etmek için dans ustası olmanıza hiç gerek yok! Sadece içinizdeki ritme ayak uydurun.

Kendinize bir motto arıyorsanız, bu neden “Dans et ve hayatın ritmini yeniden keşfet” olmasın? Bir türlü yakalayamadığınız o enerji dolu anları çağıracak, içinizdeki çocuksu ruhu harekete getirecek bir ritimle yaşamaya başlamanın ve hayata başka bakmanın tam zamanı!


<< GERİ
PAYLAŞ